18 Temmuz 2016 Pazartesi

Darbeymiş...

Yazamıyorum. İnsanlar aynı şeyi okumaktan bıktı.
Okuyorum. Nefes alamıyorum.
Korkuyorum. Her şey nasıl bu kadar korkunç bir hale geldi, anlayamıyorum.
Bu kadar mı nefret dolu içiniz. Sizin evlatlarınız yok mu?
Ailemle , sevdiklerimle huzurlu bir yaşam istiyorum. Çok şey mi istiyorum?
Tek dileğim, yaşattıklarınızın aynısını yaşamanız.

12 Temmuz 2016 Salı

Tatil Dönüşü

İşimi özlemişim. Dokuz gün tatili yedik geldik. Ne mi yaptık? Kayda değer hiç birşey. İlk günler harika bir boğaz enfeksiyonu ve antibıdı zımbırtısı. Klima ile yatarsan olacağı bu. Şu dokuz güne dair yazacak hiç bişey bulamıyorum. Sevgili Deep tatil anılarını yaz demiş ama. Bu bayram anı biriktiremedik sanırım.  Aile, dost ziyaretleri o kadar.

En çok annemlere gittik. Kızlar bahçede rahat ediyor. Biz de tabi :)

Bol bol yüzdük.


Bir selfie bile çekemedik. Nedense beceremiyorum. İşte sefil selfie.


Annemin harika kahvaltılarına yumulduk. Selfie yi çeken ben, yine yokum.


Artistik tahteravalli. Babamızın arkadaşı Cumacala yı ziyaret ettik. Onların da üç kızı var. Güzel vakit geçirdik.

Market alışverişi.


Bir artistik poz da abladan.






















Çok yakıyor mu bu reis?


Almanya'dan amcamız geldi. Daha pek görüşemedik. İnanın dünden beri ne yazsam diye düşünüyorum. Ancak bu kadar çıktı. Sevgili Deep bu seferlik böyle olsun. Olur mu?

Sevgiler.

1 Temmuz 2016 Cuma

Görüşmek üzere

Son iş günü. Mesainin bitmesine son bir kaç saat. İkramiyelerimizi almadık henüz. Pazartesi ve cuma çalışmayacağımız da az önce bildirildi. Biz de meşhurdur, son ana kadar söylenmez. İnsanlara umut vermemek neden mutlu eder bazılarını?

Hoş daha iki gün önce yitirdik masum canları, diğer tarafta bayram havasında köprü açılışları. Onların vadetmediği umutların yanında benim dokuz gün tatil umudumun lafı mı olur? Sanki ne yapacaksam bu dokuz günde?

Kızlar anneanneleriyle gezmelerde. En azından onlar mutlu şükür. Geçen gün yaptık bayram kömbemizi. Bizim buraların meşhur bayram kültürüdür. İnsanlar sabaha kadar fırınlarda sıra bekler, tepsi almak için, pişirmek için. Uzun ömürlüdür. Yapımı da basittir aslında ama kimse 1-2 kg yapmadığı için zahmetlidir. Darısı her sene bu günlere inşallah.




Bir kitap bitirdim az önce aman allahım. Arabeskin dibi. İçim daraldı. Resmen sigara koktum sanki o kitabı okurken. Benim de gırtlağım yandı, ben de kirlendim onlarla. Ne kadar pesimist bir kitap. Ne çok kafa sesi.
"Önce hayaller ölür, sonra insanlar..." Shakespeare.  Tavsiye etmiyorum. "Ruhunu Satan Kadın"

Kandilinizi kutluyorum. Rabbim ettiğiniz duaları kabul etsin. Ölümler, savaşlar son bulsun.
Kaç ocağa ateş düştü. İnsanların bayram gelmiş neyine. Bizi bu hallere düşürenler allahından bulsun. Yine de hayırlı ramazan bayramları.

Görüşmek üzere.


29 Haziran 2016 Çarşamba

Tesadüfen yaşar olduk artık.

Yangınlar...
İlticalar...
Terörizm...
Yapılan bencil barışmalar...
Bu nasıl bir nefret, nasıl bir vatan hainliğidir.
Ne istiyorsunuz, kaç can daha yitirilmeli o koltuklarınızdan vazgeçmek için?

İstifa onurdur.

22 Haziran 2016 Çarşamba

Maalesef :(

Şu postta bahsetmiştim. 
Dış ticaret müdürümüzün eşi hamileydi. Dokuz ay boyunca sorunsuz bir hamilelik geçirdi. Bir çok anne gibi o da normal doğumu tercih etti. Fakat normal doğuramayacağını anladı, dr epidural uyguladı. Bu sefer ağrı hissetmeyen anne ıkınamadı. Daha sonra sezeryana alındı. Fakat doğum sırasında oluşan bir komplikasyon yüzünden bebek oksijensiz kaldı. Hemen başka bir hastaneye sevk edildi. Hipotermi cihazına bağlandı. Malesef kendi kendine solunum yapamıyordu. Bu yüzden mr da çekilemiyordu. Ama yapılan ilk testlerde beynin %60 hasar gördüğü söylendi. Annesi sütünü sağarak bebeğine vermeye çalıştı. Hiç kucaklarına alamadılar. 

Sadece 15 gün dayanabildi tüm bu mücadeleye Demir bebek. Dün kaybettik.

Anne perişan. Kendini suçlu hissediyor, normal doğum istediği için. Sütünü durdurmak için ilaç alıyor. Göğüsleri de yüreği de sızım sızım. Dün taziyeye gittik. Ben ilk defa böyle bir taziye evi gördüm. Evde çıt çıkmıyordu. Herkes sözün bittiği yerdeydi. Doktor hatası mı, kader mi kimse bilmiyor. Soru soramıyor. Hep keşkeler dönüyor kafalarda. İlk çocukları olacaktı Demir bebek. Melek oldu :(

Evde Demir bebek için hazırlanmış çikolatalar bir köşeye itilmişti. Demir bebek için yapılmış olan etamin pano oracıkta duruyordu. Peki ya odası, onca hazırlık? Anne baba için birilerinin onları bir süreliğine kaldırması lazım bence.

Allah sabır versin. Çok acı. Rabbim kimseyi evladıyla sınamasın.

20 Haziran 2016 Pazartesi

Yaz sezonu başladı

Eveeet.

Artık okullar kapandı. Her çocuğun beklediği tatil geldi çattı. Biz anneler için çile bitti mi yeni mi başlıyor bilemiyorum. Karnemiz "Çok İyi" .

Bakıcı ablamızla eylüle kadar yollarımızı ayırdık. Öyle gerekti. Eğer işler planladığımız gibi giderse de eylülde Ela'yı kreşe, Ece'yi de etüde yazdırmayı düşünüyorum.











Her sabah babam gelip evden alacak , akşamları da ben gidip onları bahçeden alacağım. Annemlerin yazlığı çok uzak değil, arabayla 15 dk falan . Anneme göre her akşam gidip almama gerek yok. Ama Ela durmaz. Hele de şimdi diş çıkarırken. Annem tuvalet eğitimine de başlayacak. Evdeki bütün şortları yolladım. Alez yolladım. Bakalım yaz sonuna kadar bezden kurtulabilecek miyiz?

Sabah babam ilk pozumuzu yolladı. Nasılız? Benim için yere basmak kadar güzel birşey yoktur. ( Bu yüzden ayaklarım kürek gibidir) Kızlarıma da karışmıyorum. Çilekler hemen Ela'nın sağında, elmalar da kafasının üstünde , mısırlarda evin arkasında :) Keşke çocuk olsam.

Ece için deniz mevsimi başladı. İp atlama, yürüyüş, gezme de bonus. Ders olayına gireceğini hiç düşünmüyorum. Geçen yaz bütün tatil boyunca yapmamıştı da, tüm kurban bayramını evde ders yaparak geçirmiştik. H.sonu iki kitap aldım ona. Bakalım, okudukça yenilerini almayı düşünüyorum.

Evde yaz gelince yapılacak iş kalmadı sayılır. Kitaplığı düzeltemedim hala. Askı ve raf almam lazım, erteliyorum. Bir de yastıkları sökersem oh ne ala. Bizim evde büyükten küçüğe herkes pamuk yastık kullanıyor. Kızların hiç biri puffy yastık sevmiyor. Bu iş için de annemin yardımına ve yerine ihtiyacım var.

Ramazanı yarıladık. Bu sene rahat tutuyorum orucu. Uzun zaman aradan sonra bu sene oruç tutmak çok iyi geldi her manada.

Haftasonu doktor, avm, dede ziyaretleriyle geçti. Bir de cumartesi deniz mevsimini açtı bizim prensesler.

Sıcaklar fena. Dün ilk defa klimayı açıp yattık. Kızların keyfine diyecek yok. Hepimiz yatak odasına doluşuyoruz. Kızlar bizim yatağa benimle, babamız yer yatağına. Ela gece yine uyandı, zaten küçük olan yer yatağına babasının yanına yatınca sustu. Nedir bu aşk anlamıyorum. Bir de babasının başını okşuyor, onu uyutuyor serseri kızım.

İşte bizde böyle durumlar. Sıcaklara dikkat.

Herkese iyi haftalar, sevgiler.


16 Haziran 2016 Perşembe

Ne dişmiş be arkadaşım!

Eluşkam iki gündür ağlayıp ağlayıp duruyor. " Bak, bak" deyip ağzının içini gösteriyor. 16 dişimiz var. Sanırım arka azı dişi geliyor. Gelirken de kızımın canını okuyor. Nasıl kabarmış. Yemek de yiyemiyor. Sadece dondurma yoğurt gibi şeyler giriyor ağzına, sanırım soğukluğuyla kendini rahatlatıyor.

Uyku desen babasının omzunda evi tavaf ediyorlar. Pencereler de açık, eminim ki tüm civar sesimizi duyuyor. Calpol ve dolven veriyorum yine fayda etmiyor. Bugün jel aldım. Bakalım işe yarayacak mı?

Az önce evi aradım kendi çıktı. Annecim nasılsın dedim. İyiyim dedi ve bir sessizlik, sonra duyuldu ağlama sesi. Önce içli içli, sessiz sessiz ağlamaya başladı. Hülya abladan anladım ağladığını. Niye ağlıyorsun kuzum diye soruyordu. İçim gitti. 

Ne dişmiş be arkadaş! Çıkacaksan çık artık, mahvettin kızımı.
Uzun süre ağladıktan sonra resmen sızıyor

Burda da yatakla yetinmeyip yastıkları istila eden bir çalışma var karşınızda